Ceyhanlı Başarılı Hemşehrilerimizi Hep Birlikte Tanıyalım; Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir? | Beşiktaş Çınar Gazetesi 
Gündem Ceyhanlı Başarılı Hemşehrilerimizi Hep Birlikte Tanıyalım; Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir?

Ceyhanlı Başarılı Hemşehrilerimizi Hep Birlikte Tanıyalım; Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir?

2 ay önce     Gündem 0
Ceyhanlı Başarılı Hemşehrilerimizi Hep Birlikte Tanıyalım; Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir?

½

Ceyhanlı başarılı hemşehrilerimizi hep birlikte tanıyalım;
Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir ?
Arif Hikmet Öztürk 1962 yılında Ceyhan’da doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini;Fevzi Çakmak ilkokulu, Arif Yaltır Ortaokulu ve Ceyhan Lisesi’nde yapmıştır.1979 yılında girdiği Kara Harp Okulu’ndan 1983 yılında Piyade Teğmen olarak mezun olmuştur. İstanbul Tuzla Piyade Okulu’nda sınıf eğitimini tamamladıktan sonra 1984 -1996 yılları arasında İstanbul, Kıbrıs, Kilis ve Sarıkamış’ta Bölük Komutanı; 1996-2001 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda Karargah Subayı; 2001-2005 yılları arasında Siirt Eruh ve Çanakkale Gökçeada’da Komando Tabur Komutanı; 2005-2008 yılları arasında Kuleli Askeri Lisesi’nde Destek Kıtaları Komutanı olarak görev yapmıştır. 2008 yılından itibaren de çeşitli karargah görevlerinde bulunmuş, 2014 yılında Albay rütbesiyle İstanbul Merkez Komutanlığından emekli olmuştur. Evli, iki çocuk babası olan Arif Hikmet Öztürk, İstanbul’da ikamet etmektedir.
1. Yazarlık konusunda bir eğitim aldınız mı?
Yazarlık konusunda eğitim almadım. Böyle bir yeteneğimin olduğunun farkında da değildim. Ta ki hüzünlü bir aşk hikayesine tanık olana kadar… Bazı olaylar veya yaşanmışlıklar insanın kendini tanımasına vesile oluyor. “Kendini tanımak bilgeliğe giden yolda ilk adımdır,” demiş Aristotoles. Çok doğru bir söz söylemiş. Yazmaya başlayınca şairlik yönümü de keşfettim. Yüz elliye yakın şiir yazdım. Şiirlerimin birkaçı da şarkı olarak bestelenme aşamasındadır.
2. Yazdığınız romanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
“Küllenmeyen Aşk ve Silah Arkadaşları” adlı iki kitap yazdım. Birinci kitabım “Küllenmeyen Aşk”; Kuleli Askeri Lisesi ve Kandilli Kız Lisesi’nde okuyan iki aşığın ulvi sevdalarını anlatmaktadır. 1957 yılında birbirine aşık olurlar. Çok mutludurlar. Ama mutluluklarının üzerine bir müddet sonra gölge düşer. Kızın ailesi bu ilişkiden haberdar olmuştur… Ayrılmak zorunda kalırlar. Aradan elli yıl geçer. Takvim yaprakları 2009 yılını göstermektedir. Kuleli Askeri Lisesi’ne bir mektup gelir. Gönderen, yıllar önce sevdiğinden ayrılan kızdır. Yetmişine merdiven dayamasına da birkaç yıl kalmıştır.Dünün güzel kızı; bugünün yaşlı ama güzel kadını duldur. Mektubunda, ilk göz ağrısı olan yakışıklı askeri öğrenciye kavuşmak istediğini belirtmektedir. Askeri yetkililer araştırmaya başlar ve yaşlı kadının bahsettiği asker kişinin izini İzmir’de bulurlar. Fakat adam evlidir. Yaşlı kadın okula davet edilir. Yaşlı kadın sevdiğine kavuşacağı için mutludur. Ama sevdiğinin evli olduğunu öğrenince siyah gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar. Sevdiğinin adresinin yazılı olduğu kağıdı almaz.“Yuva yıkmak istemem. Ömrümün sonbaharında ona kavuşmak istemiştim. Ama olmadı. Onunla vuslat kısmet değilmiş demek ki.Ama ona olan sevgim ölene kadar devam edecek,” der ve hüzünlü vaziyette okuldan ayrılır. Aslında yaşlı kadının sevdiği adam da duldur. Askeri yetkililer bundan haberdar değildir. Yaşlı kadın çok geçmeden gerçeği öğrenir. Sevdiğine kavuşmak için İzmir’in yolunu tutar ve hiç tahmin etmediği bir manzarayla karşılaşır... (Kuleli Askeri Lisesi’nde görev yaparken bu hüzünlü aşk hikayesine şahit oldum. Yaşlı kadının omuzları çökmüş vaziyette, ayaklarını sürüyerek nizamiyeden ayrılışını izlemek beni derinden yaraladı. Yaşlı kadının gözyaşları kaldırım taşlarını ıslatıyordu. Gözlerim buğulandı…“Allah’ım, sevenleri ağlatma,” dedim içimden. Bu olayın etkisini uzun süre üzerimden atamadım. Bu büyük aşkı ölümsüzleştirmek için yazmaya karar verdim.)
İkinci kitabım “Silah Arkadaşları” vatan görevi için bir araya gelen Mehmetçikleri anlatmaktadır. Ülkemizin üzerine karabasan gibi çökmüş terör belasına karşı canla başla mücadele eden askerler arasında güçlü bir arkadaşlık bağı vardır. Bu bağı sivil yaşamda da devam ettirirler.Arkadaşlarından biri kumpas sonucu cezaevine girince vefa ve sadakat duygusuyla onu kurtarmak için harekete geçerler. Ama karşılarında çok güçlü bir çete vardır.
“Silah Arkadaşları”; cesaret ve fedekarlığın, vatan sağ olsun diyerek gözünü kırpmadan ölüme koşanların, kalpten severken ihanete uğrayanların, doğum gününde yas tutanların, şehit yakınlarının dram ve hüzünlerinin öyküsüdür.
Yalın bir dille kaleme aldığım kitaplarımı okurken; zaman zaman duygulanacağınıza, gözlerinizin yaşaracağına,kendinizi roman kahramanlarının yerine koyacağınıza ve bir solukta okuyacağınıza inanıyorum.
3. Kitaplarınız nerede satılıyor?
Romanlarım, internet üzerinden Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) tarafından okurla buluşturuluyor.
#CRT MEDYA Olarak,başarılı Ceyhanlı hemşehrimizi tebrik ediyor,Sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Ceyhanlı Başarılı Hemşehrilerimizi Hep Birlikte Tanıyalım;

 

Arif Hikmet ÖZTÜRK Kimdir?

 

 

Arif Hikmet Öztürk 1962 yılında Ceyhan’da doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini;Fevzi Çakmak ilkokulu, Arif Yaltır Ortaokulu ve Ceyhan Lisesi’nde yapmıştır.1979 yılında girdiği Kara Harp Okulu’ndan 1983 yılında Piyade Teğmen olarak mezun olmuştur. İstanbul Tuzla Piyade Okulu’nda sınıf eğitimini tamamladıktan sonra 1984 -1996 yılları arasında İstanbul, Kıbrıs, Kilis ve Sarıkamış’ta Bölük Komutanı; 1996-2001 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda Karargah Subayı; 2001-2005 yılları arasında Siirt Eruh ve Çanakkale Gökçeada’da Komando Tabur Komutanı; 2005-2008 yılları arasında Kuleli Askeri Lisesi’nde Destek Kıtaları Komutanı olarak görev yapmıştır. 2008 yılından itibaren de çeşitli karargah görevlerinde bulunmuş, 2014 yılında Albay rütbesiyle İstanbul Merkez Komutanlığından emekli olmuştur. Evli, iki çocuk babası olan Arif Hikmet Öztürk, İstanbul’da ikamet etmektedir.
 
1. Yazarlık konusunda bir eğitim aldınız mı?
Yazarlık konusunda eğitim almadım. Böyle bir yeteneğimin olduğunun farkında da değildim. Ta ki hüzünlü bir aşk hikayesine tanık olana kadar… Bazı olaylar veya yaşanmışlıklar insanın kendini tanımasına vesile oluyor. “Kendini tanımak bilgeliğe giden yolda ilk adımdır,” demiş Aristotoles. Çok doğru bir söz söylemiş. Yazmaya başlayınca şairlik yönümü de keşfettim. Yüz elliye yakın şiir yazdım. Şiirlerimin birkaçı da şarkı olarak bestelenme aşamasındadır.
 
2. Yazdığınız romanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
“Küllenmeyen Aşk ve Silah Arkadaşları” adlı iki kitap yazdım. Birinci kitabım “Küllenmeyen Aşk”; Kuleli Askeri Lisesi ve Kandilli Kız Lisesi’nde okuyan iki aşığın ulvi sevdalarını anlatmaktadır. 1957 yılında birbirine aşık olurlar. Çok mutludurlar. Ama mutluluklarının üzerine bir müddet sonra gölge düşer. Kızın ailesi bu ilişkiden haberdar olmuştur… Ayrılmak zorunda kalırlar. Aradan elli yıl geçer. Takvim yaprakları 2009 yılını göstermektedir. Kuleli Askeri Lisesi’ne bir mektup gelir. Gönderen, yıllar önce sevdiğinden ayrılan kızdır. Yetmişine merdiven dayamasına da birkaç yıl kalmıştır.Dünün güzel kızı; bugünün yaşlı ama güzel kadını duldur. Mektubunda, ilk göz ağrısı olan yakışıklı askeri öğrenciye kavuşmak istediğini belirtmektedir. Askeri yetkililer araştırmaya başlar ve yaşlı kadının bahsettiği asker kişinin izini İzmir’de bulurlar. Fakat adam evlidir.
 
Yaşlı kadın okula davet edilir. Yaşlı kadın sevdiğine kavuşacağı için mutludur. Ama sevdiğinin evli olduğunu öğrenince siyah gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar. Sevdiğinin adresinin yazılı olduğu kağıdı almaz.“Yuva yıkmak istemem. Ömrümün sonbaharında ona kavuşmak istemiştim. Ama olmadı. Onunla vuslat kısmet değilmiş demek ki.Ama ona olan sevgim ölene kadar devam edecek,” der ve hüzünlü vaziyette okuldan ayrılır. Aslında yaşlı kadının sevdiği adam da duldur. Askeri yetkililer bundan haberdar değildir. Yaşlı kadın çok geçmeden gerçeği öğrenir. Sevdiğine kavuşmak için İzmir’in yolunu tutar ve hiç tahmin etmediği bir manzarayla karşılaşır... (Kuleli Askeri Lisesi’nde görev yaparken bu hüzünlü aşk hikayesine şahit oldum. Yaşlı kadının omuzları çökmüş vaziyette, ayaklarını sürüyerek nizamiyeden ayrılışını izlemek beni derinden yaraladı. Yaşlı kadının gözyaşları kaldırım taşlarını ıslatıyordu. Gözlerim buğulandı…“Allah’ım, sevenleri ağlatma,” dedim içimden. Bu olayın etkisini uzun süre üzerimden atamadım. Bu büyük aşkı ölümsüzleştirmek için yazmaya karar verdim.)
 
İkinci kitabım “Silah Arkadaşları” vatan görevi için bir araya gelen Mehmetçikleri anlatmaktadır. Ülkemizin üzerine karabasan gibi çökmüş terör belasına karşı canla başla mücadele eden askerler arasında güçlü bir arkadaşlık bağı vardır. Bu bağı sivil yaşamda da devam ettirirler.Arkadaşlarından biri kumpas sonucu cezaevine girince vefa ve sadakat duygusuyla onu kurtarmak için harekete geçerler. Ama karşılarında çok güçlü bir çete vardır.
 
“Silah Arkadaşları”; cesaret ve fedekarlığın, vatan sağ olsun diyerek gözünü kırpmadan ölüme koşanların, kalpten severken ihanete uğrayanların, doğum gününde yas tutanların, şehit yakınlarının dram ve hüzünlerinin öyküsüdür.
 
Yalın bir dille kaleme aldığım kitaplarımı okurken; zaman zaman duygulanacağınıza, gözlerinizin yaşaracağına,kendinizi roman kahramanlarının yerine koyacağınıza ve bir solukta okuyacağınıza inanıyorum.
 
3. Kitaplarınız nerede satılıyor?
Romanlarım, internet üzerinden Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) tarafından okurla buluşturuluyor.
#CRT MEDYA Olarak,başarılı Ceyhanlı hemşehrimizi tebrik ediyor,Sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyoruz. CRT HABER MERKEZİ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
    Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yazın!