PORTAKAL YETİŞTİRİCİSİ; İMDAT! SESİMİZİ DUYAN VAR MI? DİYOR! | Beşiktaş Çınar Gazetesi 
Yerel Haberler PORTAKAL YETİŞTİRİCİSİ; İMDAT! SESİMİZİ DUYAN VAR MI? DİYOR!

PORTAKAL YETİŞTİRİCİSİ; İMDAT! SESİMİZİ DUYAN VAR MI? DİYOR!

8 ay önce     Yerel Haberler 0
PORTAKAL YETİŞTİRİCİSİ; İMDAT! SESİMİZİ DUYAN VAR MI? DİYOR!

PORTAKAL YETİŞTİRİCİSİ; İMDAT! SESİMİZİ DUYAN VAR MI? DİYOR!

Türkiye’m; Misafirliğe giderken lütfen Cola veya Fanta yerine iki kilo mandalina alalım hem çiftimiz kazansın, hem de sağlık kazansın. Hadi bakalım acısıyla, tatlısıyla bu sene de Portakal sezonunu bitirdik, bitirmek üzereyiz. Önümüzdeki 2021 yılı Portakal sezonunda inşallah ülkemizde Portakal yetiştiricisi ve çiftçimize; en başta bolluk, bereket, mutluluk, huzur ve bol kazançlı olmasını diliyoruz. Bu konuda bildiğiniz gibi haberimiz portakal. Ancak bültenimize alt başlıkta devam edeceğiz.
 
O PORTAKAL ÇOK ÖNEMLİ!
“Bir resim görmüştüm,” diyor. “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün elinde, bir portakal vardı.” Ne var bunda! Sıradan bir hadise işte diyenler olabilir… Bu portakallar 1930'lu yıllarda İtalya’dan getirildi. Adana başta olmak üzere Mersin, Hatay, Erzin, Antalya ve Ege’nin bazı bölgelerinde aşılandı… Buraya kadar sorun yok. Okuyun bakalım, ardından ne gelecek.
1-İskenderun Demir Çelik fabrikası,
2-Nazilli Basma fabrikası,
3-Kayseri Sümerbank tekstil fabrikası,
4-Şişecam fabrikası,
5-Aliağa rafinerisi,
 
Ve daha birçok fabrika Ruslar tarafından yapıldı!
Ve parası portakal ile ödendi.
Türk sanayisinin omurgasını oluşturan bu hayati tesisler sayesinde, hem on binlerce insanımız iş buldu, hem de Türkiye milyarlarca dolarlık ithalattan kurtuldu, dışarıya bağımlılığı azaltıldı.
Ve bunların karşılığında bir lira bile ödemedik.
Hepsinin parası, sebzeyle meyveyle narenciyeyle ödendi.
Tıpkı! Aynı yıllarda çay bitkisinin Rize’ye getirtilip ekildiği gibi!
Tıpkı! 1927’de çıkartılan yasa ile “Fındık fidesinin” ihracatının yasaklanıp!
Ordu ve Giresun’un fındık yetiştiren il olarak kabul edilmesi
Ve devamında fındık kongresinin toplanması gibi!
Demem o ki! O portakal çok önemli. Salim Aksoy'a çok teşekkür ediyoruz.
 
Nerede kalmıştık; Adana Ceyhan, Çukurova, Osmaniye ve Hatay Erzin çevresi bu konuda çok şanslı vitamin yönünden, sağlık açısından her derde deva turunçgillere sahip. Hemen hemen herkesin sevip yediği hatta evinden eksik etmediği portakal, C vitamini gereksinimini fazlası ile gideriyor. Kışın birçok hastalığa karşı cephe alıp, kolay hastalanmamızı da engelliyor. Ayrıca dikkat! Korona virüs salgınlarına karşı koruyucu etkisi çok fazlaca içeriği bulunmaktadır. Portakalı evimizden eksik etmemeliyiz, çocuklarımıza da, bir şekilde yemesini, en azından hiç olmazsa, suyunu sıkarak içmesini önermeliyiz. Uzmanlar bu konuda, portakalın yararlarını saymakla bitiremiyor, öf öf. Özellikle; suyunun yanı sıra, posalı kısmı ile yenmesini de, daha çok öneriyorlar. Portakal ve greyfurt da, C ve B vitamini çok zengindir, içindeki C vitamini ince ve kalın damarları yumuşak kalmasını sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor, vücut direncini artırıyor. Kanın durulmasını ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor, reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor, vücudumuz için çok önem taşıyor. Soğuk algınlığı, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten koruyor. Kalbin tamiri, aşk acısı, vücuttaki çürük veya yaraların iyileşmesinde büyük rol oynuyor.
 
Dahası ise portakal, kanın pıhtılaşmasını önler, öksürüğü azaltır farklı bir özelliği ise, kabuklarında bulunan asit maddelerinden, bazı kanser türlerinin de, tedavi edici gelişmeleri, bugün bilimsel olarak dünyada kanıtlanmıştır. Portakalın bu kadar yararlarını, komşu ülkelerimiz pek bilmezler, tam bilmiş olsalar, bahçede kilosu en az 5 TL’den satılır, portakal tüccarları ise rica, minnet eder 4 TL lütfen derdi. Portakalın yararlarını saymakla bitiremezsiniz, aynı zamanda cildi güzelleştirir. Kızlar haberiniz ola. İspanya, Brezilya ve İtalya da portakalın yetiştiği bölgelerdeki kızlar, ciltlerinin parlaklığını portakalın kabuğundaki asit esansını sivilcelere sürerek, biraz yanma olsa da, 2 ay sonra aynaya bakarak, cıncık gibi bir cilde sahip olduğunu görüyorlar. Portakal, vücuttaki kanın zehrini temizler, karaciğere ve sarılığa karşı etkili, bir ilaç vazifesi görür. Ayrıca bağırsakları yumuşak tutar ve düzgün çalışmasını sağlar. Portakal mucizesiyle devamında ise vücudumuz madensel organik tuz gereksinimini karşılar.
 
Türkiye'nin narenciye alanındaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Adana Ceyhan, Çukurova Osmaniye Hatay Erzin ve Mersin'de mandalina hasadı 2020 bu yıl buruk geçti. Akdeniz meyve sineğinin en çok zarar verdiği ürünlerin başında mandalina ve portakal çeşitlerinin geldiğini anlatan, Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, şunları söyledi: “Akdeniz meyve sineğiyle mücadelemiz devam ediyor ve sonuna kadar da devam edecektir. Bu konuda uzmanlarımız birçok bahçede sinek oluşumundaki sorunlarını inceleyerek bilimsel çalışmalarını sürdürmektedir,” dedi. Bir mandalina yetiştiricimiz ve tarım sulama kooperatif muhasebe müdürümüz bu konuda oldukca uzman sayılan Yasin Ergüler: “Türkiye’de Akdeniz ikliminde yetişen, portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri vardır.
 
Çekirdeksiz cinsi olanı Yafa portakalı Finike Mersin ve Hatay'da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli, kabuklarından reçel yapılıyor. Erzin, Yoncadüzü ve Dörtyol, portakalı ise çekirdekli, ince kabuklu ve suludur. Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz'de Rize ve Trabzon çevresinde yetişiyor. Dolayısıyla 2020 bu sene portakal yetiştiricisi istediği verimi aldı: Fakat istediği ve hak ettiği emeğinin karşılığını başta kuraklık, mevsim değişikliği, poyraz rüzgarın, çiçeklerin, portakal misketlerin yere dökülmesi ve özellikle yapılan masraflar çok yüksek ve çok pahalı olması örneğin ilaçlanması, sulaması ve gübresi nedeni ile diyor ve ekliyor ayrıca burada dikkat etmemiz gerekiyor ki:
 
*Portakal üreticileri bilinçsiz şekilde zirai ilaç ve kimyasal gübre kullanmaktadır.
*Portakal üreticileri turunçgiller budamasını budamayı bilmeyen budamacılara yaptırmaktadır.
*Ülkemizde üretimi yapılan portakal çeşitleri pazar taleplerini karşılayamamaktadır.
*Çiftçiler ürün planlaması yapmadan rastgele çeşitleri seçerek üretmektedirler.
*Üretimin yoğun olduğu dönemlerde soğuk hava depolarına ihtiyaç duyulmaktadır.
*Bölgede meyve suyu işleme tesislerinin olmaması nedeniyle ürünlerin pazarlanamadığı dönemde çiftçiler meyveleri ağaç üzerinde bırakmaktadırlar… Ve Ergüler üsteki attığımız Haber mahşetimizi tekrarlıyor 'Portakal yetiştiricisi; imdat! Sesimizi duyan var mı?' Diyor. Bu konuda tarım bakanımızdan biran evvel çiftçilerin sorunlarına bir çözüm getirmesini saygıyla umut ediyoruz,” dedi.
 
Portakal deyip geçmeyin lütfen; vücudumuz C vitamini üretmiyor, bu nedenle çok portakal yememiz gerekiyor. Hele sigara içenlerde, grip esnasın da C vitamini ihtiyacı 2 katına çıkıyor. Sabah kahvaltısında bir bardak portakal suyu içtiğimizde, güne dinamik başlıyorsunuz, zihnimizin fazlasıyla çalıştığını hissedebiliyorsunuz. Kirvem bakhele, portakal yede; nasıl yersen ye, ister soyarak, ister somurgaç, valla bin derde deva. Özellikle yine diyorum; çocukların, mevsiminde bol bol portakal yemeleri gerektiğini, hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için, cevherler dolu bir meyve olduğunu. Portakal çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su spazmı giderdiğini ve damar sertliğini de önlemiş olduğunu hatırlatıyorum.
 
“Portakal yetiştiren ülkeler sıralamasında Türkiye 8. Sırada yer almaktadır.”
1.Brezilya, 2.Çin, 3.Hindistan, 4.ABD, 5.Meksika, 6.İspanya, 7.Endonezya, 8.Türkiye. Ülkemiz dünya portakal üretiminin % 2,5’lik gibi çok az bir kısmını gerçekleştirmektedir. Dünyada en büyük portakal üreticisi ülke Brezilya olup, dünya portakal üretiminin yaklaşık %30’unu tek başına gerçekleştirmektedir. Brezilya’dan sonra Çin, Hindistan, ABD, Meksika ve İspanya önemli üretici ülkeler olarak görülmektedir. Ülkemiz 1.900.000 ton portakal üretim miktarıyla dünyada 9. sırada yer almaktadır yıl 2020 Portakalın; birçok mucizelerini buradan lisanımızın yettiğince, dile getirdik. Sevgili okuyucularımız esen kalın, Allah'a emanet olun Şahin Özer, organizatörlüğünde. Kaynak bazı bölümleri: Ertan Yılmaz’ın Atların plakası yok! Eşeklerin var, Kartal kalesinden sesleniş, kitabından. CRT HABER MERKEZİ
    Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yazın!