QUO VADİS? Oğuz Topaçoğlu | Beşiktaş Çınar Gazetesi 
Gündem QUO VADİS? Oğuz Topaçoğlu

QUO VADİS? Oğuz Topaçoğlu

3 ay önce     Gündem 0
QUO VADİS?  Oğuz Topaçoğlu

QUO VADİS? Oğuz Topaçoğlu

Bugün 21 Mart ve ekinoks; geceyle gündüzün eşitlendiği tarih ve ben artık yazmama kararı aldım, özetle yazarlık serüvenimi sona erdirme kararı aldım ve bunu sizlere nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum; değerli vakitlerinizi aldığım için şimdiden sizlerden özür diliyorum. Hani Attila İlhan'ın dediği gibi, "insan bir gece ansızın yorulur" Evet, gerçekten yoruldum.

Geceyle gündüz eşitlenmiş ve ben, bir 21 Mart günü yazıp-yazmama konusunda ekinoks...nötr...vaziyetteyim derken; işte yinede yazıyorum ve son yazım olarak siz kıymetli okurlarıma karşı görevimi yapmak isterim.
Biliyorsunuz Covid-19 musibet virüsünden ilk ölüm vakasının gerçekleştiği 11 Mart 2020 tarihinden buyana bazen haftada iki kez olmak üzere sürekli uyarı yazılarım oldu, bunu kendime vazife bildim.

Ancak 11 Mart 2021 tarihinde, yani seneyi devriyesinde virüsle ilgili uyarı yazılarımı sona erdirme kararımı sorumluluk duygusuyla öteledim, zira yaşadığım şehir Mersin tüm Türkiye'ye örnek il iken virüsün tehlike saçtığı iller arasında turuncu rengiyle yer almıştı. Bu arada unutmadan, memleketim Adana bir zamanlar Türkiye'nin 4. Vilayeti iken bugün 21.sırada yer alıyor. Ancak (maalesef diyeceğim) yine 4.sıradayız,ama bu defa vaka sayılarının artmasından dolayı.

Gelelim sadede; deyim yerindeyse virüs "gemi azıya aldı", maalesef Mersin'de ve ülke genelinde durum içaçıcı değil. Sözün bittiği değil yazınında bittiği yerdeyim, demekki ben suya yazmışım, bunca zaman boşa kürek çekmişim. Hâlâ sokaklarda maskesiz ve mesafesiz insanlar var. Demekki dedim ben cahil kalmışım, öyle ya onlar mesafeye dikkat etmeksizin maskesiz sokaklarda dolaşıyorsa cahil kalan benmişim. Onlarıda suçlamak istemiyorum, maskeye gerek yok diyen bilim insanlarının sonradan tek maske yetmez düşüncesine kadar geldiklerine şahit oldum. Unutmadan son günlerde merdivenaltı maske satanlardan, sahte dezenfektanı fütursuzca sağlık kuruluşlarına satmaya kalkanlara da şahit olduk, daha neler... İşte tam da burada sözün bittiği yerdeyim ve ben bu yazarlık mesleğini bırakıyorum. Bu arada "Böyle aralıksız ve sürekli pandemiyle ilgili uyarı yazan gazeteci-yazar yok. Sen örneksin ağabey, sen Türkiye'de bir ilksin. Sana teşekkür belgesi vereceğiz" diyen sevgili meslektaşlarımıza da; benim için en büyük ödül yaşatmak için yaşayan ve bugüne kadar 400'e yakın şehit veren sağlık ordumuza kendimce "karınca kararınca" katkıda bulunup, yardımcı olabildiysem ne mutlu. Işte asıl mutluluk budur benim için. Hoşçakalın ve haklarınızı helâl edin. Kalın sağlıcakla!... CRT HABER MERKEZİ

    Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yazın!