SİL BAŞTAN... Oğuz Topaçoğlu | Beşiktaş Çınar Gazetesi 
Köşe Yazıları SİL BAŞTAN... Oğuz Topaçoğlu

SİL BAŞTAN... Oğuz Topaçoğlu

1 yıl önce     Köşe Yazıları 0
SİL BAŞTAN... Oğuz Topaçoğlu

SİL BAŞTAN...

Oğuz Topaçoğlu

Sevgili okurlarım çok ağır bir yazı olacaktı, ama son anda vazgeçtim. Bu, başta benim aile terbiyeme uymayacağı gibi, herşeyden önce siz sevgili, saygıdeğer okurlarıma ve de meslek ahlakıma uymayacaktı. Ancak bilmenizi isterim ki şu an yazarken bile sinirden elim ayağım titriyor.
Sabahleyin Adana'dan dede ziyaretine.gelen torunlarıma kahvaltılık almak üzere markete gittim. Içeride maskesiz müşterileri görünce görevliyi kibarca uyardım. Keza market görevlileri de çenelerine taktıkları maskeli görüntüleriyle maskesiz müşterilere açık davetiye vermişlerdi.

Bu gördüklerime rehavet diyemezsiniz, amiyane tabirle tam bir GEVŞEKLİK idi. "Kızım sana söylüyorum gelinim sen işit"misali, uyarım üzerine çenelerindeki maskeleriyle maskesiz müşterileri uyardılar. Içlerinden yaşlı olanı insanları amma sıkboğaz ediyorsunuz haaa"diyerek tepki gösterdi ve "netice" cebinden çıkardığı maskeyle ağzını burnunu örtmek zorunda kaldı. Benim ihbar ettiğimi farkeden bu yaşlı adam "Bu bir kural" hatırlatmam üzerine "kapa çeneni" dedi. Ben bu insanımsının sözleri üzerine cevap veremedim. Zira torunlarım evde kahvaltı için bekliyorlardı. Sonuç kötü olabilirdi, susmayı tercih ettim. Rahmetli babamın "cahille tartışma iki cahil olursunuz" sözünü de hatırladım. Adam marketi terkederken, market çalışanını da uyardım, "lütfen sizler de artık çenenizdeki maskeyi düzgün takın" dedim. Bu arada tehditvari o yaşlı adama çene kapatmanın nasıl bir şey olduğunu gösterirdim zira ben Istanbul Balat semtinin külhanbeyi "Zehir Mehmet"in yeğeni olarak Karagümrük Salmatomruk'ta Altınay spor kulübunde ünlü Greko-romen hocası Necdet Uçar'ın öğrencisi olduğumu, ayrıca boks yaptığımı söyledim ve pekâlâ o bunak yaşlının elimde kalmasından korktuğum içinde susmayı tercih ettiğimi ifade ettim. Sevgili okurlarım elim ayağım titriyor derken, hâlâ öfkem geçmiş değil, ama torunlarımın gözümün önüne gelen görüntüsü Çeçen damarıma üstün geldi. Sağduyulu hareket etmeyi tercih ettiğim için şu an yazarken de kendimi bir kez daha kutluyorum. Sizlerinde beni onayladığınızı duyar gibiyim.
Öfkelendiğim için beni affedin ama... Adana'da Valilik de yapmış olan ünlü Ziya Paşa'nın sözüdür; "Nush ile uslanmayana etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" diyerek kendi payıma noktayı koyayım. Gerçekten virüsle mücadelede zor günlerden geçiyoruz. Anladım yoruldunuz, yorulduk, ancak Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca'nın da ifade ettiği gibi, bu bir pandemi ve yorulan sadece biz değiliz, evet "Dünya yoruldu"

Tarsus Kaymakamlığı, kurallara uymayanları ihbar edin uyarısında bulunuyor, ÖNEMSİYORUM... Bu yazıyı kaleme aldığım şu sıralar haberlerde bir doktorun daha (Şanlıurfa'da ) Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiği bildiriliyordu. Şu ana kadar 26'sı hekim 78 sağlık çalışanının yaşamını yitirdigi ifade ediliyordu. Kim için, bizler için; bizleri yaşatmak için canlarından oluyorlardı. Mersin'de pozitif vakalar nedeniyle hastanelerde yer kalmamıştı. Biz gerçek gazetecilerden daha hızlı çalışan fısıltı gazetelerine göre bu rakamlar daha fazlaydı ve gizleniyordu, iddialar bu yöndeydi. Yapboz gibi " Sil baştan" başa döndük. Bazı illerde 65 yaşa yasaklar yeniden geldi. Sahi bu arada kurallara uymayanlara uygulanan para cezalarına ne oldu? Bu yazı daha da uzayıp gidecek, ancak bana ayrılan yer sınırlı. Son olarak Şeyh Edebali'nin Osman Bey"e öğüdünü hatırlatmak isterim, "Yaşat ki yaşayasın" Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için... Kalın sağlıcakla... CRT MEDYA

    Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yazın!